Mayıs’ın sonu daha önce de söylediğimiz gibi ilk yarısına göre daha sakin ve sanki fırtına öncesi sessizlikteymiş gibi geçti. Ta ki gerçekten Haziran ayının ilk enerjileri hissedilene kadar. Şu anda gerçekten derinlerde yoğun bir enerji akımı var. Bu pek çok zaman olduğu gibi hemen elektrik yüklerinde hissedilmeye başlandı. Gerek biyolojimizde gerek dış dünyamızda elektrik yüklerini hissettiğimiz zamanlar ortalık biraz gerginleşebiliyor. Yani Haziran ayı çözümlerin ayı olmaya aday. Bu sebeple de bize ait olmayan tüm yanlarımızı bırakmamız için zorlamaya başlayacak gibi görünüyor.
Mayıs’ın ilk yarısında gerçekleşen yoğun bir “geçmişte gizli kalan seylerin hatırlatılması dönemi”nden sonra bu ikinci dalga gibi görünüyor. Hatırladığımız bu yanlarımız ya da olaylar Haziran’da dayanılmaz noktalara akmaya başlıyor. Bu dönemi nasıl geçireceğimiz de yine bizim elimizde. İç dünyamızda sevgiye odaklanıp, huzurumuzda kalırsak çok yumuşak bir şekilde bu kopuşları veya terk edişleri atlatabiliriz. Fakat her ayrılış tabii ki beraberinde bazı eksilme duygularını su yüzüne çıkartacaktır. Ya da bazen dış dünyamız tarafından oldukça “kurallara uygun” bazı konuları hayatımızdan çıkartmaya karar verirken dış dünyamızın düşünceleriyle geri durabiliriz. Bu oldukça normal çünkü dış dünyamızı saran ruhların büyük çoğunluğu ne yazık ki, farklı bir pencereden bakmak bir yana, farklı bir ülkede yaşıyorlar bize göre. Bu sebeple asırların inşa ettiği korku imparatorluğunun kurallarıyla yoğrulmuş ve bu kuralların sarsılmazlığı ile güvenilirliğinden emin bu ruhların bizim seçimlerimizi doğru yargılaması mümkün değil. Doğru kararları ancak kalbimizin sesiyle, mutlu ve huzurlu olduğumuzu hissettiğimiz şekilde verebiliriz.
İşte Haziran tüm bu duygularımızı, duygu yoğunluklarımızın aklımızı çelişini, çevremizi saran korkunun duygularımıza ve kalbimize hakim gelmeye çalışışının ve de neticede eğer bize ait değilse bu olay veya kişi veya konunun hayatımızdan nasıl kayıp gittiğini gördüğümüz ay olacaktır. Alışkanlıklarınıza artık sıkı sıkıya sarılmayın, bırakın yeni enerjinin ve yeni hayatlarımızın bizlere sundukları fırsatların içerisinde eriyip gitsinler. Çünkü artık onlar bu çağda bizimle olamayacak kadar eski enerjiye aitler, yani korkuya…
Bizim yolumuz ise hep sevgide kalmalı. Hep sevgiyle ve kendinizde kalın.
Yorum yapın
Henüz yorum yapılmamış.
Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

